Bale Kursu

BALE

Çayyolu Ramel Bale Kursu

Çayyolu Ümitköy bale okulumuzda bale kursu kayıtlarımız başladı.

Bale dans mimik müzik ve dekor sanatlarının ileri standartta birleştirilerek kullanan bir tiyatro gösterisi olarak tanımlanabilir. Asıl eleman olarak kullanılan dans aslında italyancadans anlamına gelen “ballo” ya da “balletto” sözcüğünden türetilmiştir.

Görsel sanatların en pırıltılılarından olan bale özellikle küçük kız çocuklarının düşlerini süsleyen büyülü bir dünyadır. Disiplinli özverili algılamadaki gelişimin temellerini atan alabildiğine renkli ve zevkli uzun bir süreçtir bale kursu…

Bale Okulu

Bale estetiğin kapılarını sonuna kadar aralayan sanatın zarif yanıdır.

Bale kurslarında enstrüman “vücut”tur. Bu nedenle çocuğun anatomik yapısı gözetilmeden verilen yüklemeci ve gösterişe dayanan eğitimin zararları ömür boyu sürmekte ve en önemlisi balenin düşünsel ve zeka ile ilgili boyutunu da etkileyerek asıl amacından uzaklaşmaktadır.

Ağaç yaşken eğilir sözünden hareketle çocuğun anatomik gelişiminin üzerinde bir eğitim anlayışını benimsemek mümkün değildir. Her şeyin bir zamanı her adımın ve her hareketin çocuğun bilimsel gelişimine göre göz önünde bulundurulması gereken bir sırası vardır. Bu nedenle küçücük bedenleri eğitmek ciddi bir sorumluluk işidir.

Bale dans mimik müzik ve dekor sanatlarının ileri standartta birleştirilerek kullanan bir tiyatro gösterisi olarak tanımlanabilir. Asıl eleman olarak kullanılan dans aslında italyancadans anlamına gelen “ballo” ya da “balletto” sözcüğünden türetilmiştir.

Doğru bale öğretmenleri bale pedagojisi ve bale metodolojisi eğitimine sahip olurlar. Bale

öğretmenleri her zaman fiziksel olarak aktif ve yeniliklere açık kişiler olmalıdırlar. Öğretmek, bir

sanat dalını icra etmekten çok daha kapsamlı ve zordur. Öğretmenler yaptıkları işle ve kendi kişilikleriyle bale öğrencilerine örnek olmalıdırlar. Öğretmenin duruşu, bakışı, oturuşu ve hatta gülümsemesi bile bir çok balerinin baleyi seçmesinde en önemli faktörlerden biri olmuştur.

Ankara Ümitköy Bale Kursu

SES Yıldız logo

1995’den BUGÜNE PARLAK IŞIKLAR 20 YILDIR ÜLKEMİZİ SANATLA AYDINLATIYOR

ramel sanat

ANKARALILAR İLE 20. YILIMIZI SANAT İÇİN ATTIĞIMIZ SAĞLAM ADIMLARLA KUTLUYORUZ 

Klasik Bale

Klasik bale klasik müzik eşliğinde yapılan bir bale türüdür.

Bale uzun yıllar süren bir eğitimle öğrenilir. Erkek dansçılara “balet” kadın dansçılara “balerin” denir. Balede tayt mayo ve “tütü” denilen özel etek ve bunun gibi giysiler kullanılır. Balerinler “pointe” denilen ayakkabılarla parmak ucunda dans ederler. Bu ayakkabıların burun kısmında parmak ucunda yükselmeyi kolaylaştıran bir tahta parça bulunur.

Balede teknik çok önemlidir. Her hareketin bir kuralı ve düzeltilmesi gereken bir noktası vardır. Balerinlerin isimleri ile bilmesi gereken fazlaca hareket vardır. Bunun dışında bir balerin ya da bir ballet her zaman vücudunu kontrol etmelidir her hareketi bütün kaslarını sıkmalı bayanlar kollarını yumuşak ve zarif tutmalı sırtlarını tutmalı ve ayaklarını en son noktaya kadar germelidirler.

Bunların hepsi ancak belli bir kurs süresinden sonra olmaya başlar ancak bunun sonu yoktur. Balerinler ancak bir seviyeden sonra puant’e kalkabilirler ancak onun üzerinde durmaları için belli bir kas kütlesi zarif durması içinde balerinin ‘point’i olması gerekiyor. Aynı zamanda her vücudun esnek kaslarını kontrol edebilen zayıf ve zarif olması gerekiyor.Bu bir balerinin özelliği olması gerekiyor.

Çayyolu Ramel Sanat’ta bale kursları, uluslararası düzeyde profesyonel kariyer yapabilecek öğrenciler yetiştirmeyi hedeflemiş ve bu hedefe uygun olarak dünya standartlarında akademik bir eğitim programı benimsemiştir. Ancak elbette kursa kayıt olan ve devam eden her öğrencinin böyle bir hedefi olması beklenemez. Hatta bu, sadece özel yetenekli belli sayıda öğrenci için geçerli olabilmektedir. Diğerleri içinse bale ve dans, iyi vakit geçirecekleri bir hobi olarak seçilmiş görünmektedir. Oysa ki bale kursu, profesyonel kariyer planlasın ya da planlamasın, her öğrenci için “sadece” eğlenceli bir hobi olmanın her zaman ötesinde bir aktivite olacaktır. Bale kursuyla, kesinlikle tüm hayatlarını etkileyecek çok daha önemli kazanımlar sağlayacakları kuşku götürmez bir gerçektir. Bale, ya da genel anlamıyla dans eğitiminin öğrencinin günlük hayatını, okul başarısını, sağlığını kısaca tüm yaşantısını etkileyecek faydalarını aşağıda kısaca özetlemeye çalıştık:

  1. Elbette ilk olarak akla gelen dansın fiziksel yönü olacaktır. Daha esnek, daha ince, daha zarif, daha sağlam ve daha sağlıklı bir vücudun bale eğitiminin tartışılmaz bir sonucu olduğu herkesçe bilinmektedir. Egzersizler sayesinde kazanılan esneklik, sağlamlık ve zarafetin yanı sıra, öğrenciler doğru beslenmeyi ve vücutlarına iyi bakmayı küçük yaştan itibaren öğrenirler.
  2. Yine fiziksel bir sonuç da, bale öğrencilerinde rahatlıkla gözlemlenebileceği gibi tüm hareketlere yansıyan bir zarafet ve asalettir. Bir bale öğrencisinin duruşu, yürüyüşü, oturup kalkışı, her ortamda her zaman hayranlık uyandıracak kadar farklıdır.
  3. Ancak bu eğitimin fiziksel sonuçlarından bile daha önemli başka yararları da vardır. Bunların başında içdisiplin gelir. Bir bale öğrencisi, bale kursunda öğrendiği disiplini hayatının her alanına taşıyarak düzenli ve programlı yaşar. Bu okul derslerinde farkedilir bir yükselişe yol açacağı gibi, tüm diğer aktivitelerinde ve ev yaşamında da kendini gösterecektir.
  4. Öğrencilerimizin okul derslerine yansıyan bir diğer sonuç da, sevdikleri bir fiziksel aktiviteyle deşarj olduktan sonra, çok daha hevesle ve dinlenmiş bir zihinle derslerinin başına geçmeleri sonucu elde ettikleri başarıdır.
  5. Kursumuzdaki eğitimin kazandırdığı en önemli vasıflardan biri de “kendi kendine yetmek” ve “sorumluluk almak”tır. Bale öğrencisi küçük yaştan itibaren her işini kendi yapmayı ve sorumluluk almayı öğrenir. Bu da şüphesiz hayatının her alanına yansıyacaktır.
  6. Kendi kendine yetmeyi öğrenen her çocuğun kendine güveni artar, ayakları üzerinde durmanın gururuyla sağlam bir özgüven geliştirir.
  7. Her türlü aktivite gibi bale ve dans kurslarında da, çocuğun sosyalleşmesine faydası tartışılamayacak boyuttadır. Grup halinde yapılan dersler ve ortak bir zevkin paylaşılması sınıftaki kaynaşmayı da beraberinde getirmekte, okulda asosyal görünen pek çok çocuk hızla değişerek arkadaş gruplarının aktif bir üyesi durumuna gelmektedir.
  8. Her sene sonunda verdiğimiz büyük temsiller ve önemli tarihlerde Ankara’da düzenlenen aktiviteler içinde yer alan daha küçük performanslar, profesyonel kariyer planlayan öğrencilerimizi sahneye hazırlarken, diğer öğrencilerimizin de kalabalık bir seyirci önünde kendini göstermeye alışması ve dolayısıyla pek çok çocuk ya da gençte görülebilen çekingenlik sorununu aşmasını sağlamaktadır.
  9. Bir çocuğun ya da gencin yetişmesindeki en önemli etkenlerden biri de kuşkusuz kendini ifade edebilme yeteneğidir. Bale kursunun insan gelişimine bu konudaki katkısıysa tartışılmazdır.
  10. Kursun bir parçası olan doğaçlama çalışmaları da öğrencinin yaratıcılığını geliştirmek gibi önemli bir işlev yerine getirmektedir.
  11. Eğitim programımızın bir parçası olan solfej dersleri sayesinde, öğrencinin sadece müzik kulağı değil aynı zamanda tüm hayatında önemli bir unsur teşkil eden ritm duygusu da gelişmektedir.
  12. Bale derslerinin değişmez eşlikçisi olan klasik müzik parçaları hakkında derste verilen tanıtıcı bilgiler, öğretmenlerinin derin açıklamalarıyla ileri sınıflardaki bale tarihi, dekor kostüm gibi teorik dersler sayesinde öğrencilerin genel kültürleri inanılmaz şekilde zenginleşmektedir.
  13. Tüm bu aldıkları eğitimin sonucu olarak gençler, sanata değer veren, iyi birer bale, ve genel anlamda sahne sanatları izleyicisi olmayı öğrenmekte, neyi nerede nasıl alkışlaması gerektiğini bile bilmeyen bir kalabalığın parçası olmak yerine son derece bilinçli sanatseverler olarak yetişmektedirler.
  14. Öğrencilerimiz; gösteriler sayesinde birlikte çalışma ve başarmanın tadını almakta, alınteri ve zorlu çalışma olmadan başarının gelmeyeceğini öğrenmekte, ve sonuçta duydukları alkışların getirdiği inanılmaz keyifle yorgunluklarına değdiğini görmektedirler.
  15. Ancak hepsinden önemlisi çocuğunuzun, sevdiği ve zevk aldığı bir alanda çalışmanın ve gelişmenin sonsuz keyfini tadıp mutlu olmasıdır. Derslerden sonra ifadesine yerleşen o “yıldız” bakışı ve yüzünde kolayca görebileceğiniz o aydınlık gülümseme size tüm bu yukarıdaki maddeleri özetler nitelikte olacaktır kuşkusuz…

BALE TARİHÇESİ

Bale ilk olarak İtalya’da rönesans döneminden görülmektedir. Mim sanatçılarının ortaçağ ve rönesans tiyatro gösterilerinde ve geleneksel halk gösterilerindeki dans adımları bugünkü balenin temellerini oluşturur. O zamanlarda koreografik bir düzeni olmayan bale Dominic de Piacenza ve Antonio Cornazzo’nun ilk koreografik kompozisyon denemeleri ve adımlara isim vermeleriyle gelişmiş bu noktada Fransızlar çok etkilenmiş ve bunun sonucunda bugünkü balenin ilk tohumları 1581’de Catherine de Medici’nin “Beaujoyeux” adlı Le Ballet Comique de la Reine tarafından sahnelenen gösterisiyle atılmıştır.

Fransa’da Henry IV tarafından desteklenen bale tüm Avrupa’ya oradan da 16. ve 17.yüzyılın sonlarında da Danimarka ve Isveç’e kadar yayılmıştır. Balenin altın çağı kendisi de iyi bir dansçı olan Louis XIX döneminde başlamıştır. Bu döneme kadar halk tarafından dans edilirken bir kez profesyonel dansçılar kostüm maske ve peruklar kullanarak dans etmeye başlamışlardır. 18.yüzyılda bale tamamen kendini opera sanatından soyutlayarak özgür bir sanat formuna kavuşmuştur. Bunun da tohumları George Noverre trafından atılmış ve bugün sahnede gördüğümüz bale sanatı onun koyduğu kurallar üzerine kurulmuştur.

18.yüzyılın ikinci yarısında Rusya’ya ulaşan bale St.Petersburg da Petipa ve Saint-Leon la hayat bularak gelişmiş ve bugün hale sahnelenen Uyuyan Güzel Fındıkkıran ve Kuğu Gölü gibi tanınmış eserler buradan tüm dünyaya yayılmıştır.

Bale kuralları belli akademik dans (danse d’école) tekniğinin başka sanatsal öğelerle de birleştirilerek bir sahne gösterisi oluşturacak biçimde sunulmasıdır. Bale terimi bu akademik dans tekniği için de kullanılır. Bir gösteri sanatı olarak genellikle müzik eşliğinde dekor ve sahne giysileriyle sunulan son derece titiz bir danstır. Bir bale dans müzik ve tasarımla dramatik bir öykü anlatabilir ya da hiç bir öykü olmadan yalnızca müziğin dans aracılığıyla bir yorumu biçiminde sunulabilir.

Bale Rönesans saray gösterilerinden ve bunları izleyen Fransız ballet de cour’undan gelişti. Genellikle ilkçağ teması üzerinde müzik eşliğinde şiir okuma dans mim ve şarkıyı çok zengin dekor ve giysilerle birleştiren bu oyunları kral ailesi üyeleri ve soylular sarayda kendileri oynarlardı. 17. yüzyılda görülen gerileme yıllarının ardından dansa çok meraklı olan Fransa kralı XVI. Louis (1638-1715) “dansı yeniden kusursuzluğa kavuşturmak” amacıyla 1661’de Kraliyet Dans Akademisi’ni kurdu. Aynı yıl dansların perde aralarına serpiştirildiği sözleri Moliére’in müziği Jean Baptiste Lully’nin olan ilk comédie-ballet sunuldu. Bu olay Lully’nin opera-ballet’ler yazmasına ve bunlar için gerekli profesyonel dansçıları eğitmek amacıyla Kraliyet Müzik Akademisi’ne (ya da Opera) bağlı bir okul kurulmasına yol açtı. Önceleri bu yeni profesyonel dansçılar soyluların duruş ve davranış biçimlerini taklit etmek üzere eğitiliyorlardı. Lully’nin ve bale ustası Pierre Beauchamps’ın yönlendirmesiyle giderek bir gösteri sanatına dönüştü.

Bunu izleyen yüzyılda teknik düzeyde büyük gelişmeler görülen baleye bir sahne sanatı olarak da yeni bir ilgi doğdu. Jean- Georges Noverre’in (1720-1810) Lettres sur la danse et le ballets (1760; Dans Ve Baleler Üzerine Mektuplar) adlı yapıtı ballet d’action (konulu bale) ya da dramatik balenin bütün Avrupada’ki gelişimnde önemli bir rol oynadı. Aynı dönemde besteci Cristoph Gluck’un müziği opera ve baledeki dansa yepyeni bir canlılık ve oyunculuk anlayışı getirdi. Bu dönemde ayrıca balede üç genre da (tür) ortaya çıktı. Dansçılar sérieux; demi-caractére ve comiuqe (ya da grotesque) gibi üç farklı teknikte eğitiliyordu. Böylece bale de opera gibi büyük salonlarda oynanan görkemli bir gösteri durumuna geldi. Birçok opera ara oyunları olarak sunulan bale divertimento’ları içeriyordu.

O dönemin balesi hala aristokrat anlayışları yansıtıyordu. Ama 18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyıl başlarında sanayi toplum siyaset ve sanat alanlarında görülen devrimler balede büyük değişikliklere yola açtı. Özelllikle Fransa’da bale eğitiminde benimsenen üslup ancien régime’in (eski Rejim) ve o dönemdeki sosyete danslarının etkisinden çıktı. 19. yüzyıl başlarının sahne dansı romantik balenin temsilcileri Marie Taglioni (1804-84) ve Fanny Elssler (1810-84) ile yepyeni bir sanat yönü kazandı. Ayak parmaklarının üzerinde dengeli duruş demek olan Pointe’ın dans terimleri arasına katılmasıyla balerin kusursuz bir sahne kişisi durumuna geldi. İlk kez profesyonel yazarlar ya da liberettocular bale için senaryolar yazmaya başladılar. Bale tekniğinin Carlo Blasis (1803-78) gibi öğretmenlerce sistemleştirilmesiyle bale dansı bugün de kabul edilen temel biçimine ulaştı.

Bununla birlikte 1830-50 arasında romantik baleye duyulan yaygın ilginin ardından bu sanat uluslararası etkileşimden uzak kaldı. Rusya ve Danimarka dışındaki ülkelerde balenin sanatsal düzeyi düştü. August Bournonville (1805-79) Jules Perrot (1810-92) ve Marius Petipa (1818-1910) gibi bale ustaları yeni koreografiler yaptılar. Özellikle de Petipa (1818-1910) gibi bale ustaları yeni koreografiler yaptılar. Özellikle de Petipa Petersburg’da Tchaikovksky’nin müziğiyle Uyuyan Güzel ve (asistanı Lev İvanov’la (1834-1901) birlikte) Kuğu Gölü gibi bale repertuarında bugün hala yerlerini koruyan klasik yapıtlarını sahneleyerek akedemik baleyi yeniden doruğa yükseltti.

20.yüzyılda balenin Batı dünyasında yayılmasında ve beğenilmesinde en önemli rolü Rusya oynadı. Balerin Anna Pavlova (1881-1931) 20 yıl boyunca durmadan dünyayı dolaştı. Yaşamının son 20 yılında Avrupa’da temsil veren Serge Diaghilev’in kurduğu (1872-1929) Rus Balesi adlı toplulukta uygulanan çalışma düzeni koreograf sahne tasarımcısı ve besteci arasındaki işbirliğini yoğunlaştırdı.

Hem sanatçıları hem de izleyicileri derinden etkileyen Diaghilev’in bale sanatına yeni bir canlılık ve yeni bir tanıtım getirme çabalarına onun beş önemli koreografı olan Mikhail Fokine (1880-1942) Vaslav Nijinsky (1888-1950) Leonide Massine (1895-1979) Bronislava Nijinska (1891-1972) ve George Balanchine (1904-83) önemli katkılarda bulundular. Uzun baleler yerlerini tek perdelik balelere bıraktı. Üstelik bale artık öyküsüz olabiliyor ya da çağdaş dünyayı konu alabiliyordu. Dans için yazılmamış müziklerle alışılmamış ritmler ve sokak gürültüleri içeren partisyonlarla da bale sergilenebiliyordu.

Diaghilev’in ölümünden ve ardından başka Rus Baleleri’nin ortaya çıkışından sonra bale kurma yolunda Batı’da yeni adımlar atıldı. Bu sanata ulusal kimlik ve Akademik bir disiplin kazandırmayı amaçlayan yeni okullar ve topluluklar ortaya çıktı. 1931’de İngiltere’de Vic Wells (sonradan Sadler’s Wells daha sonra da Kraliyet Balesi) kuruldu. Ninettede Valois’nın (d: 1898) yönetici Sir Frederick Ashton’ın da (d: 1906) sürekli koreograf olarak yer aldığı bu topluluk kısa zamanda ülke çapında önem kazandı. ABD’de yönetici Lincoln Kirstein (d: 1907) ve koreograf Balanchine’in 1934’te kurdukları ona bağlı New York Kent Balesi de benzer bir saygınlık kazandı. II. Dünya Savaşı’ndan sonra yurtdışı turnelerine çıkan Danimarka Kraliyet Balesi ile özellikle Leningrad’ın Kirov ve Moskova’nın Bolshoy baleleri dünya kamuoyunda çok büyük etki uyandırdılar. Bugün her kıtada ve çoğu ülkede bale toplulukları ve okulları vardır. Bale sanatı Diaglilev zamanındakinden çok daha karmaşıklaşmış ve çeşitlenmiştir. Danse d’école’e her tür dans üslubu girmiş öteki sanatlarla bale arasında çeşitli ilişkiler oluşmuştur. Klasik müzik yerine popüler müzikten ya da sessizlikten yararlanılan giysilerin en aza indirgendiği ya da çalışma giysilerinin kullanıldığı dansın kendisi dışında başka bir konusu olmayan baleler günümüzde bu sanatta görülen yeni eğilimler arasındadır.

 *Çayyolu Okulumuzda Bale Kursları için Ücretsiz Fiziksel Yeterlilik Yetenek Analizlerine Randevu Aldığınız Takdirde Çayyolu Ümitköy ve Kızılay’da Ücretsiz Olarak Katılabilirsiniz.

20 YILLIK TECRÜBEYLE ÇAYYOLU ÜMİTKÖY’de, BATIKENT’te ve KIZILAY’da

Her konuda ayrıntılı bilgi için ulaşabileceğiniz

TEL NO:

0850 840 66 09

0312 235 2357

[Toplam:5    Ortalama:5/5]
egitimyoneticisiBale Kursu